![]() | ||||||||||
| ||||||||||
HABER ARAEN ÇOK OKUNANLAR |
"ÖZGÜRLÜK" ESİR DÜŞMÜŞTÜR
13 Ekim 2010, 22:38 Özgürlük, “özü, gür olmak” demekmiş. Beslenmede, barınmada, eğlenmede ve sosyal eylemlerde bağımsız olmakmış. Baskıdan, yönlendirmeden ve etkilemeden uzak olmakmış. Yok böyle bir şey aslında. Yaratılış itibariyle her yanımdan bağlanmış hissediyorum kendimi. İstediğini istediğin anda bulup yiyemiyorsan nasıl özgür olacaksın ki? Hadi buldun diyelim, yine birisinin desteği olmadan ulaşılamadığına göre bağlanmışız gitmiş aslında. Yönlendirmeden uzak olmak ne mümkün? Oy vereceğimiz partiyi de bizim dışımızdakiler belirlemiyor mu? Hem öyle belirliyor ki, bize kararı kendimiz verdiğimiz hissi de vererek belirliyor. Kendi irademizle oy verdiğimizi sanıyoruz. Oysa ne bir partinin kuruluşunda söz hakkımız var, ne milletvekili adaylarının belirlenmesine müdahale edebiliyoruz. Liderlerden hangisini beğenirsek onun belirlediği adayı beğendiğimizi iddia etmiyor muyuz? Nasıl özgürlükse! Ne biçim demokrasi ise! Aynı olayı her TV kanalından farklı anlatmıyorlar mı? Birisine bakıp “oh” oldu diyesimiz geliyor, diğerini izleyip “vah vah!” diye hüzünlenesimiz geliyor. Etkilenmiyorum diyebilen var mı? Kısacası, hep dışarıdan dürtülerek yaşamaktan kurtulamıyoruz. Beğendiğimiz insan ne diyorsa doğru, beğenmediğimizin her dediği yalan. Hani bizim aklımız. Aklı bize veren başkalarına kullandırmak için mi verdi Allah aşkına? İşin garibi, savunduğumuz güruh veya bireyin gönüllü elçiliğini de yapmaktayız. “Özgür değilsin” deseler, kızarız ama! “Bir başkasının özgürlüğünün başladığı yerde bizim özgürlüğümüz biter”miş. Bizim özgürlüğümüz başladığı yeri ben bulamadım. Öyle salına salına gezmek özgürlükse, bütün hayvanlar özgür olmalı. Ama, maalesef her hayvan başka bir hayvanın yemeğidir. Keyiflene keyiflene bağırmak özgürlükse, en özgür kurt olmalı. Hastalanınca doktora, acıkınca bakkala, üşüyünce mangala muhtaç olan bir canlının özgür olmasını aklımdan bile geçiremiyorum. Devasız hastalıklara isyan edemiyorsam, zamanı durdurup istediğim gibi yaşayamıyorsam, Azrail’e itiraza gücüm yetmiyorsa ben özgür değilim. Bir de buna toplum mühendisleri müdahale edip düşüneceğim şeylere de onlar karar vermekte ise, esir düşmüşüm. Düşüneceğin şeylere karar verebilecek güçte isen daha kötü, bu sefer birilerinin ne düşüneceğine sen karar vermeye başladın demektir. “Özgürlük” esir düşmüştür. “Gemisin kurtaran da kaptan” değildir. Çünkü kimsenin gemisi yok bu dünyada… Bütün koyunlar ise artık kendi bacaklarından asılmıyor. “En iyi bileni” dinlemek gerek. Her şeyin mimarına kulak vermek lazım. Zamandan demir almak günü gelmektedir, kimse engelleyemez. Mühim olan, zamanın duracağı zamanı kavramak. Kendi imalatın olmayanlara bağlanmamalısın. Fiziksel yalnızlık kesin olduğuna göre, metafizik aşklar aramalısın. Dertlerine çözüm bulamayanlara dert anlatılmaz. Dertlerin sahibi bizi dertsizleştirebilir. Bir et parçasına gömülü ruhumuzun özgürlüğüdür gerçek özgürlük. Hakiki akıl ise bundan sonrasını planlayabilendir. Böylesi sofistike saplantılarımın alternatifini bulamayanlar anlayamayabilir. “İnsan her yaşta çocuktur, sadece oyuncakları değişir.” Unutmayalım oyuncaklarımızı elimizden alacaklar. Gerçeklerle yüzleşmekten kaçamayacağız. Ben başka yol bulamadım. Bulan varsa bilelim! Gerçek özgürlüğe kavuşunca, ne geçici özgürlüklerin ne de esaretin bir anlamı olacak. Her şeyin sahibine esir düşmekten güzel özgürlük bilmiyorum… Bu haber 255 defa okunmuştur.
|
GALERİ |
||||||||
|
2010 RizeMEDYA.com Tüm Hakkı Saklıdır Altyapı: MyDesign Haber Sistemi |
||||||||||