Rize | Rize Haber |  Haber53 | Haber 53  | Çaykur
ANASAYFA HABER ARA FOTO GALERİ VİDEOLAR ANKETLER SİTENE EKLE RSS KAYNAĞI İLETİŞİM

HABER ARA


Gelişmiş Arama

İLKÖĞRETİM ERROR!

Muhammet MARAP

18 Ocak 2010, 11:19

Muhammet MARAP

İlköğretim hata vermeye başladı.

            Vazoyu kaç defa devirdik, hatırlamıyorum.

            Kaç akıl devrilmiş vazoyu düzeltti, saymadım.

            Hiçbir öğrenci sınıf tekrarı yapmayacak.

            Devlet politikası haline gelmiş müfredatımız var mı?

            Öğrenci her zaman haklıdır.

            Her öğrencinin standart dışı davranma hakkı saklıdır.

            Hiç kimsenin standarttan çıkmış öğrenciyi standartlara uydurma gibi bir görevi yok. Daha vahimi standardın ne olduğunu bilen yok.

            Karma eğitim esasmış. Bilenlerle-bilmeyenler, yapabilenlerle-yapamayanlar, saksofon çalabilenlerle-iyi takla atanlar, görsel zekalılarla-pratik zekalılar, babasının bol parasıyla davranışı bozulanlarla- dünyayı eğlenmek zannedenler,  iyi sayısal becerebilenlerle-iyi sözel becerisi olanlar.

            Hülasa ayrım yapmadan 15 yaş altı tüm çocukları aynı mantıkla, aynı ortamda ve aynı materyallerle eğitmeye kalkmak. Üstelik eğitenlerden de her şeyi en iyi bilmelerini bekleyerek görevlendirmek.

            Aslında temel beceri eğitiminin müşterek olmasında sıkıntı yok. Fakat, biz her konuda her çocuğu uzman yapmaya çalışıyoruz. Üstelik her konuda uzman olması mümkün olmayan eğitimcilerle.

            Biraz daha somutlaştıracak olursak; ilköğretimin birinci kademesinde görev yapan bir sınıf öğretmeni, tüm dersleri iyi bilmek zorunda. Bilmek de yetmez uygulayabilir ve öğretebilir olmak zorunda. Ondan da ötesi, hepsini zevk alarak ve özümseyerek öğretmek zorunda. Bir insan, hem iyi müzikçi, hem iyi sporcu, hem iyi matematikçi, hem iyi fen bilimci, hem dil bilimci olamaz. Allah böyle bir insan yaratmadı. Birinci kademe temel değerlerin verildiği yaştır, uzman olmayı gerektirmez diyemezsiniz. Öğrenciler içinden herhangi bir alanda uzman adaylarını zayi edersiniz yoksa. Sonunda da bir ucube çıkar ortaya, bugün yaşandığı gibi. Müzik dersinde matematik anlatanlar. Resim dersinde Türkçe öğretenler. Beden Eğitimi dersinde Fen bilgisi testi çözenler… E malum yarış var, bu yarışta da soruların geldiği dersler belli diğerleri nasıl olsa bir ara halledilir!

            Sistemi eğitimin değil de öğretimin üstüne bina eden mantığın gereği de bu olarak algılanır işte. Güzel ahlaklı, vatanını ve milletini seven insanlara ne ödül verdik ki? Hep fazla net bırakanları ödüllendirmedik mi? Hatta, özel öğretim kurumları fazla net bırakana karşılıksız burs vermiyor mu? Hem de maaş gibi burs.

            Yeteneklerin tespitini 8. sınıfı bitirdikten sonra yaparsanız yanılırsınız beyler. “Yöneltme formlarının” ne anlam ifade ettiğini kim biliyor? Hangi ilköğretim öğrencisinin yeteneği keşfedilebildi? Veya o yeteneği keşfedebilecek kaç kişi var bu camiada?

            Zeki öğrenciyi köşeye sıkıştırmışız. “Türkçe-Matematik-Sosyal-Fen ve İngilizce’den ful yapacaksın.” Sınav kazanmanın başka yolu da yok. Çocuk da ne yapsın zekasının desteğiyle açığı kapatmaya çalışıyor. Yetenek dersleriyle ilgili hangi projeleri üretebildik? Veya kaç öğrencinin yeteneğinin gereği eğitimi verebildik? Aile ne becerdiyse onunla kalmadı mı çocuklarımız?

            İyi matematik yapamadığı için ihmal ettiğim öğrencime bilgisayarımı tamir ettirirken utanıyorum. Başarısızlığı nedeniyle “bu çocuk okuyamaz” dediğim öğrencimden eğitime ekonomik destek isterken yerin dibine batıyorum.

            Hangi çocuğun neleri yapıp-neleri yapamayacağını tespit edebilen bir sistem isterim. Lakin acıdır ki; mevcut sistem benim neleri becerip beceremeyeceğimi  bile bilmiyor. Karadüzen parçalanıp gidiyoruz işte. İnşallah bu parçalanma vatanın bütünlüğüne sirayet etmez.

            Biliyorum birileri bana yine “deli” diyecekler ama ben itiraf ediyorum: bu mantıkla edilgen ve emredilen bir nesil ortaya çıkar. Edilgen olmak istemeyenler ise, iyi kabadayı olur. Çöz çözebilirsen şimdi. Öğretimin her şey olmadığını öğreneceğimiz güne kadar karanlığa ıslık çalmaya devam edeceğiz. Islık sesinin gelmediği tarafı ise kurşunlamayı ihmal etmeden hemde. Gün ışıdığı zaman namluyu kimin doğrulttuğunu görsek ne olur?

            Bir Allah’ını seven çıkıp yanlış düşündüğümü söylesin de moralim düzelsin. Birileri yalandan vehim ettiğimi söylesin ne olur! Ciddi ciddi korkuyorum istikbalden.

Bu haber 360 defa okunmuştur.

Delicious  Facebook  FriendFeed  Twitter  Google  StubmleUpon  Digg  Netvibes  Reddit

FİRMAYAZILIMI

Uygun Fiyatlarla Web Sitenizi Yapalım

Futbola Yabancı Kalmış..19 Mayıs 2012

HAVA DURUMU

Detaylı bilgi için resmin üzerine tıklayın.

ANALİZ MARKA TESCİL

<%=BannerGoster(5)%>
 
 

2010 RizeMEDYA.com Tüm Hakkı Saklıdır
RSS Kaynağı | Yazar Girişi | Yazarlık Başvurusu

Altyapı: MyDesign Haber Sistemi