RİZE - TRABZON - ARTVİN
Giriş Tarihi : 09-05-2021 21:00   Güncelleme : 09-05-2021 21:00

Karadeniz oyun alanı değildir

Türkiye’nin çeşitli yerlerinden çevreci adı altında İkizdere’ye çıkıp lojistik için taş alınmak isteyen köyde eylem yapmaya kalkanlara son olarak Newyork Times Gazetesi’nin foto muhabiri de eklendi.

Karadeniz oyun alanı değildir

çişleri Bakanı Danışmanı Mazhar Yıldırımhan konuyla ilgili yaptığı yazılı açıklamada ‘Kimseye buradan gezi çıkmaz! Karadeniz insanı oyuna gelmez. Karadeniz bölgesinde yüzde 100 zararsız yatırım yoktur’ dedi. Yıldırımhan şu açıklamayı yaptı: ‘Türk halkının yakından bildiği bir gerçek var. O da, ülkede ne zaman kalkınma ve büyüme konusunda bir hamle yapılsa içeriden ve dışarıdan, belli merkezlerce yönlendirilen ve koordine edilen kadrolu bir takımın ilgisiz ve alakasız konularda bir şekilde harekete geçirilmesidir. Yakın tarihimizde bunun bir çok örneği vardır. Bu takımın temel görevi, kendilerini kadroya alan efendilerinin talimatlarını şuursuzca yerine getirmektir.

BÜYÜK HAMLELERİ KÜÇÜLTME ÇABASI Ayrıca, 18 yıldır Türkiyenin , akla gelebilecek her alanda yaptığı büyük hamleleri,dev yatırımları önemsizleştirip, küçük olumsuzlukları büyütmektir. Dertleri asla ve kat'a Türkiyenin gelişmesi ve halkın refaha kavuşması değildir. Aksine halkın geri kalması, mutsuz ve huzursuz olmasıdır. Bu hatırlatmayı yaptıktan sonra somut olarak esas meramıma gelmek istiyorum. Türkiye; özellikle Trabzon ve Rize için hayati öneme sahip, bittiğinde yöredeki binlerce insana istihdam kapısı olacak İkizdere Lojistik ve liman projesini inşa etmeye başladı. Bu proje planlanan sonuçlara ulaşırsa ciddi, stratejik bir projedir. Projeye başlanır başlanmaz birileri düğmeye bastı ve taş ocağını dayanak yaparak yeni bir gezi kalkışması planlamasına giriştiler. 

YÜZDE YÜZ ZARARSIZ PROJE OLMAZ Karadenizin neresinde olursa olsun, yüzde yüz isabet ve zararsızlıkla bir projenin gerçekleştirilme imkanı yoktur. Topoğrafyası buna müsait değildir. Örneğin hiç bir bölgesinde deniz dolgusu yapmadan ve ağaç kesmeden kesinlikle yol yapmak mümkün değildir. Bütün köy yerleşimleri ve mahalleler iç bölgelerde ve tamamen ormanlık ve ağaçlık bölgelerin içindedir. Baştan sona bütün köy, mezra ve yayla yollarının ağaç kesmeden yapımı söz konusu olamaz!. Araziyi yarmadan hiç bir bina da yapmak mümkün değil. Yapılması gereken en az tahribatla bu hizmetleri gerçekleştirmektir. Karadeniz bu zor coğrafyası nedeniyle bir çok hizmetten mahrum kalabilmektedir. Bölge sürekli bir göçün ve memleket hasretiyle bir ömür yanıp tutuşan insanların hikayeleri ve ızdırapları ile doludur. Bu hasret nedeniyledir ki , göç etmek zorunda kalan insanların binlercesi vefat ettiğinde memleketinde defnini vasiyet etmektedir. Bu aslında çok dramatik bir durumdur.

GÖÇÜ AZALTMAK İÇİN ŞART Devlet/Hükümet Karadenizin bu makus talihini tersine çevirmek ve göçü azaltmak için bir çok projeyi gerçekleştirmek gayretindedir. Trabzon yatırım adası ve İkizdere lojistik üssü bunlar için iki somut örnektir. Bu projeleri doğaya sıfır tahribatla gerçekleştirmek mümkün değildir. Denize dolgu yapacaksınız ve malzemey yöreden çıkaracaksınız. Başka bir yolu var mı?. Yok. Sonuçta iki işlem de doğal duruma zarar veriyor. Peki ne olacak? Olması gereken en makul şekilde ve en az zararı planlayarak projeleri gerçekleştirmektir. Çünkü bu projelere ciddi anlamda ihtiyaç vardır. Aksi takdirde yöre insanı göçe mahkum olmaya devam edecek ve bölge büyük ölçüde emeklilerin yaşadığı bir bölge olacaktır.

KALKIŞMA HAYALİ KURULUYOR Birileri bölgedeki bu zorunlu durumu fırsat bilerek hükümete karşı bir kalkışma hayali kuruyor. İçeriden ve dışarıdan senaryolar devreye konuyor. Çevrecilik maskesi adı altında hemen her yatırıma itiraz ediliyor. Yöre halkının itirazları bir tarafa, dışarıdan, ideolojik gruplardan hatta Amerikalardan koşup gelenlerin derdi gerçekten çevre midir yoksa Karadenizde huzursuzluk çıkarmak mıdır!?. Yöre halkı herşeyin farkındadır. Kimin hangi emelleri beslediğini gayet iyi bilmektedir. Bu grupların derdi asla çevre filan değildir. Devletin ve milletin birliğinin yanında her şartta dimdik duran Karadeniz halkının içine fitne tohumu ekebilmektir. Bu kadar açık ve net bir gayretleri vardır. Bu grupların niyetlerini sorgulamayan bazı siyasilerin rüzgara göre yelken doldurması asla Karadenize iyilik yapmak değildir. O siyasiler iktidar olsalar Karadenize hiç bir yatırım yapmayacaklar mı? Lojistikten vaz mı geçecekler!, Arsin yatırım adasını yapmayacaklar mı!, veya organize sanayi bölgeleri kurmayacaklar mı?!. Bütün bu hizmetlerin sıfır hata ile yapılması mümkün müdür?!. Daha iyi bir alternatifleri varsa tabiki söylesinler. Ancak toptan istemezükçü bir yaklaşım Karadenize ihanet anlamına gelir. Kimsenin buna hakkı yok. Kimsenin Karadeniz insanının istikbali ve ekmeği ile oynamaya hakkı yok! Bu yatırımlar öyle kolay alınabilecek ve gerçekleştirilebilecek yatırımlar değildir. Ömründe çakıl taşından bile duvar yapamayanlar bu devasa yatırımlara mani olmaya çalışıyor. İtirazlarının samimi olduğuna inanmıyorum. Bu arada, daha çok ortadoğudaki darbe haberlerini organize eden, ABD'li gazetecinin niyetinin yöre halkının menfaatlerini koruması olduğu düşünülebilir mi!?. Belli ki yine çevrecilik maskesi adı altında bu kez Rizeden yeni bir oyun sergilenmek istenmektedir. Yeni bir gezi planlamak dertleri vardır. Ancak hesap etmedikleri şey, Karadeniz insanının vatanperliği, devletine sadakati ve zekasıdır. Yöre halkı dışarıdan gelen bu kötü niyetli grubun niyetini sezmiştir. Yakında onları bu bölgeden nasıl kovduklarını dünya görecektir. 

YEREL BASIN GERÇEĞİ GÖRMÜŞTÜR

Karadeniz insanı kendi hakkını, hukukunu savunacak ve derdini en güzel şekilde ifade edecek yetkinliktedir. Bunun için dışarıdan gelecek ne akla ne dedesteğe ihtiyacı yoktur!. İkizderede yaşanan bu gelişmelere ilişkin, yerel basının yaklaşımını da takdirle karşılıyorum. Bir çok yerel medya kuruluşu oyunu görmüştür ve buna uygun manşet ve haberlerle yöre halkını aydınlatmaktadırlar. İkizdereden yeni bir gezi oyunu planlayanlar bilmeliler ki ne yerel basın ne de Karadenizin basiretli insanları, onların bu emellerini kursaklarında bırakacaktır. Karadeniz hiç bir manada devletin aleyhinde olabilecek bir toplumsal mühendisliğin malzemesi olamaz. Karadeniz insanı çok başarılı mühendislikler ve projeler yapar da her türlü gayri ahlaki toplum mühendisliğini ayakları altına alır. Bilmeyenler bunu İkizderede bir kez daha görecek ve öğrenecektir!’