RİZE - TRABZON - ARTVİN
Giriş Tarihi : 29-05-2021 10:10   Güncelleme : 29-05-2021 22:03

Onlar büyüdü, Fırtına Deresi’nin varangeli değişmedi

Arzu ERBAŞ- Selman KUTLU/RİZE, (DHA)- RİZE’nin Çamlıhemşin ilçesinde, yolu olmayan kartal yuvasını andıran mahallede oturan Uğur ve Onur Maçça kardeşler, yıllardır her gün Fırtına Deresi’ni varangel denilen ilkel teleferikle geçerek, okula gidip, geldi. Zorlu yolculukla eğitimlerini tamamlayan kardeşlerden biri komiser yardımcısı, diğeri ise turizmci oldu. Maçça ailesi, bölgeye yol yapılarak, yıllardır süren tehlikeli yolculuğa son verilmesini istiyor. Teleferikle 12 yaşında tanıştığını anlatan Uğur Maçça, “Çok zahmetli yıllardı ama yılmadık, okumaktan vazgeçmedik" dedi.

Onlar büyüdü, Fırtına Deresi’nin varangeli değişmedi

 RİZE’nin Çamlıhemşin ilçesinde, yolu olmayan kartal yuvasını andıran mahallede oturan Uğur ve Onur Maçça kardeşler, yıllardır her gün Fırtına Deresi’ni varangel denilen ilkel teleferikle geçerek, okula gidip, geldi. Zorlu yolculukla eğitimlerini tamamlayan kardeşlerden biri komiser yardımcısı, diğeri ise turizmci oldu. Maçça ailesi, bölgeye yol yapılarak, yıllardır süren tehlikeli yolculuğa son verilmesini istiyor. Teleferikle 12 yaşında tanıştığını anlatan Uğur Maçça, “Çok zahmetli yıllardı ama yılmadık, okumaktan vazgeçmedik″ dedi.
Çamlıhemşin ilçesinde kartal yuvasını andıran Kavak Mahallesi'nin Picvor mevkiinde oturan Uğur (28) ve Onur (26) Maçça kardeşler, araç yolu olmayınca okumak için her gün Fırtına Deresi'ni aşmak zorunda kaldı. Kardeşler her sabah varangel denilen teleferiğe bindi, halatı çekerek karşıya geçti. 150 metrelik dik bir yoldan çıkıp Çamlıhemşin-Ayder karayoluna ulaşan kardeşler, buradan servisle okula gitti, akşam aynı güzergahtan evlerine döndü. Yıllar süren çileli okul yolculuğu biten Uğur Maçça, turizm fakültesini bitirip yönetici oldu, Onur Maçça ise kamu yönetimi okudu, komiser yardımcısı olarak göreve başladı. İki kardeş eğitimlerini tamamlayarak iş hayatına atılsa da yol çileleri bitmedi. Maçça ailesi yol yapılarak yıllardır süren tehlikeli yolculuğa son verilmesini istiyor.
'ÇOK ZAHMETLİ YILLARDI, YILMADIK, OKUDUK'
İlkel teleferikle 12 yaşında tanıştığını anlatan Uğur Maçça, “Öncesinde derenin üzerinde köprü vardı ama sürekli yıkılıyordu. Babam son çare bu teleferiği yaptı ve biz bu teleferiği ortaokuldan lise sona kadar kullandık. Yol olmadığı için dağın eteğindeki evimizden orman içinden yürüyerek dere kenarına geldik, buradan teleferikle karşıya geçip okulumuza gittik. Okul bitince yine dere kıyısına indik, teleferiğe binip ormanlık alan içerisinden evimize çıktık. Hem dereden geçerken hem de ormandan geçerken çok korktuğumuz zamanlar oldu. Çok zahmetli yıllardı ama yılmadık, okumaktan vazgeçmedik” dedi. 
'YOL YAPILIRSA SORUN ÇÖZÜLECEK'
İki çocuğunu zorlu bir yolculukla okutan Hanife Maçça da, “Kullandığımız ahşap köprünün yıkılmasından sonra küçük oğlum 10, büyük oğlum 12 yaşındayken bu teleferiği yaptık. Çok tehlikeli biliyoruz. Bir keresinde ikiz bebeklerimden birini düşürüyorduk, bir seferde teleferiğin altındaki tahta kırıldı, yine son anda çocuğu yakaladım. Araba yolu yok. Çocuklarım okula giderken her sabah evden orman içinden yürüyerek dere kıyısına onları getirdim, teleferiğe bindirip okula gönderdim. Ben orman içerisinden tırmanarak eve döndüm, okuldan çıkış vakitlerinde yine derenin kıyısına geldim çocukları aldım ve çıkardım. Üniversiteye kadar bu yolu kullandılar ve bugünlere geldiler. Yolumuz yapılsa bütün sorunlar çözülecek” diye konuştu. 
Ardeşen ilçesinde yakınlarının yanında kalıp okula devam eden ailenin küçük çocuğu Ümit Maçça (13) ise “Ağabeylerimden yol hikayelerini çok dinledim. Her gün bu yolu inip tekrar orman içerisinden yaklaşık 1 saat yürüyerek eve geri dönmeleri benim yapabileceğim bir şey değil. Ben ağabeylerime bir kez daha hayran oldum, hiç pes etmeden okullarına gittiler ve başardılar” dedi.